|
|
 |
 |
|
Mahir Canova 1915 yılında Kavala’ da doğdu. Kavala eşrafından Ahmet Fehmi bey ile Hasbiye hanımın büyük oğludur. İlk eğitimine İzmit’ de başladı ve tamamladı. Orta eğitimini Gazi Balıkesir Necatibey Öğretmen Okulu’ nu bitirdi. 1935 yılında, öğretmen olarak, Eskişehir İnkılap İlkokulu’ na atandı. Ankara Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesinin açıldığı yıllarda Hindoloji ve Alman filolojisi bölümlerine devam etti. 1936-37 yılında Ankara Devlet Konservatuvarı tiyatro bölümü yatılı sınavını kazanarak, 1941 yılında Salih Canar, Muazzez Lutas (Kurtoğlu), Ertuğrul İlgin, Nermin Sarova ve Nüzhet Şenbay’ la birlikte ilk mezunlardan biri olarak meslek hayatına atıldı..
Mezuniyeti ile birlikte rejisör yardımcılığı ve konservatuvar mimik ve sahne öğretmenliği görevini birlikte yürütmeğe başladı.
Konservatuvar 2. sınıfta öğrenciyken Prof. Carl Ebert* ‘ in yardımıyla Almanya ve Fransa’ ya görgü, bilgi artırmak için gönderilen Canova, kendi okuduğu okulda bölüm başkanlığı, devlet tiyatroları’ nda rejisörlük ve başrejisörlük görevlerini yürüttü.
Küçük Tiyatro’ nun açılışında (1947) Ahmet Kutsi Tecer’ in Köşebaşı, Büyük Tiyatro’ nun açılışında ise yine Tecer’ in Köroğlu adlı oyununu yönetti.
1972 yılında, bursa ahmet vefik paşa tiyatrosu’ nda 100. rejisini tamamladı.
Devlet Tiyatroları’ndaki çalışmalarının dışında, gerek yurtiçi, gerekse yurtdışında bir çok tiyatro çalışmasına katılan Canova 1949’ da Hasanoğlan Köy Enstitüsü’ nde, 1959’ da İzmir Şehir Tiyatrosu’ nda, 1956’ da İzmir Ara Tiyatrosu’ nda, İzmir Devlet Tiyatrosu’ nda, Kent Oyuncuları’ nda, Arena Tiyatrosu’ nda çeşitli oyunlar yönetti. Bir çok tiyatro ve sanat dergilerinde yazılar yazdı. Halkevleri Merkez Yönetim Kurulu’ nda görev alarak tiyatro kursları açtı, bu kurslarda, bugün tiyatro hayatımızda önemli yerleri olan sanatçıları yetiştirdi. İsparta belediyesi şehir tiyatrosu’ nun kuruluş çalışmalarına katıldı, seçmeleri yaparak kursları planladı ve başlattı.

1981 yılında kurulan Danışma Meclisi’ ne seçildi ve TBMM’ de tek sanatçı üye olarak görev yaptı.
Yaşamı boyunca bir çok ödül alan Canova, 26 aralık 1985 tarihinde, Muazzez Kurtoğlu ve Nermin Sarova lle birlikte tiyatro ve sanat yaşamlarındaki ellinci yılı doldurarak, onurlarına düzenlenen gecede ödül aldı.
1991 yılında ise kültür bakanlığı tarafından, devlet konservatuvarı ilk mezunları 50. şeref yılı ödülü ile onurlandırıldı.
Mahir Canova 16 şubat 1993 tarihinde aramızdan ayrıldı.
1963 yılında Kenterler’ de sahneye koyduğu Necati Cumalı’ nın Nalınlar adlı oyunu ölümünden üç yıl sonra, otuz iki yıl önce yaptığı rejiye sadık kalınarak, ansına ithafen tekrar oynandı.
Devlet Tiyatroları, anısını yaşatmak için Ankara’ da bir sahneye Mahir Canova sahnesi adını verdi.
Yönettiği bazı oyunlar; Yağmurcu (1946-47) Köşebaşı (1947-48) Kadınlar Arasında (1947-48) Şamdancı (1947-48) Bizim Şehir (1948-49) Paydos (1948-49) Küçük Şehir (1949-50) Yalancı (1949-50) Ölü Kraliçe 1956 (Muazzez Lutas, Nuri Altınok)
Scapen’ in Dolapları (1949-50) Dünya Gözüyle (1949-50) Tüccar (1949-50) Şakacı (1950-51) Melekler ve Şeytanlar (1950-51) Tersyüz (1952-53) Sahne Dışındaki Oyun (1952-53) Bir Ümit İçin (1954-55) Tanrıdağı Ziyafeti (1954-55) Harput’da Bir Amerikalı (1955-56) Son Durak (1955-56) Kleopatra’ nın Mezarı (1956-57) İki Efendinin Uşağı (1957-58) Yedinci Köpek (1964-65) İstanbul Efendisi (1966-67) Ecinliler (1966-67) Bizim Şehir (1966-67) Candida (1967-68) Amédee (1967-68) Mechul Asker ve Karısı (1968-69) Yedekçi (1969-70) Finten (1969-70) Romeo ve Juliet (1971-72) Windsor’ un Şen Kadınları (1985-86) Lysistrata (1984-85) Düşüş (1985-86) Vatan Diye Diye (1989
23. Temmuz. 1937..
* Carl Ebert (1887-1980) Alman tiyatro ve opera eğitmeni, yönetmeni ve oyuncusu. Berlin'de Max Reinhardt'ın Tiyatro Sanatı Okulu'nda okudu.
Alman Milli Tiyatrosu'nda aktör olarak çalıştı. Frankfurt ve Berlin'de kurduğu tiyatro sanatı okullarında oyuncu ve yönetmen olarak görev yaptı.. Daha sonra operaya yönelen sanatçı, Berlin Şehir Operası'nda birçok opera sahneye koydu.
1933 - 36 yılları arasında Buenos Aires'te Teatro Colon'da çalıştı
1936'da Cumhurbaşkanlığı Flarmoni Orkestrası ile genel sahne işlerinin örgütlendirilmesi amacıyla Ankara'ya getirilen Ebert, daha sonra da konservatuarın tiyatro ve opera bölümlerini kurdu.
1947'ye kadar Tatbikat Sahnesi'nde çeşitli oyunların rejisörlüğünü yapan, sayısız öğrenci yetiştiren sanatçının Türkiye'de modern tiyatronun kurucuları arasında önemli bir yeri vardır.
1948-1954 yıllarında Los Angeles'ta tiyatro öğretmeniydi; 1954'ten sonra da Berlin Devlet Operası'nın yönetmenliğini yaptı.
1980 yılında Santa Monica’ da ölmüştür.
Ebert’ tin Türkiye’ ye gelişi: ATATÜRK Musiki Muallim Mektebinin görevini tamamladığını bunun yerine bir Müzik Akademisinin kurulması gereğine inanmaktadır. Bunu da Türkiye Büyük Millet Meclisinin Ekim 1934 açılış konuşmasında “Ankara’da bir Milli Muziki Akademisi kurulacaktır” diye müjdeler. Hazırlıklara başlanır. Öncelikle bu işe ön ayak olabilecek isimler belirlenir. Yurt dışına elçiliklere haber verilir. Hemen hemen her ülkeden isimler araştırılır. Almanya’daki Türk sefiri Paul HINDEMITH’i önerir. Yalnız o tarihlerde HINDEMITH ile Hitler’in arası iyi değildir ve evinde inzivaya çekilmiş kimse ile görüşmemektedir, daha doğrusu korkmaktadır. Büyük elçi kendisine teklifi götürünce bunu Hitler’in bir oyunu olarak düşünür ve kabul etmez. Uzun süren yazışmalardan sonra hem Hitler ve hem de HINDEMITH ikna edilir ve böylelikle Ankara’ya gelir. 1936 yılında Paul HINDEMITH’in önerisiyle Alman sahne adamı Carl EBERT Ankara’ya çağrılır ve konservatuvarın sahne sanatları bölümü kendisine teslim edilir. Ebert, bu görevi 1939 yılına kadar aralıklarla sürdürür, İkinci Dünya Savaşı başladıktan sonra Ankara’ya yerleşir. Konservatuvar 1940 yılında ilk mezunlarını verir. 1940 yılının 21 Temmuz günü EBERT, okulun mezunları ve öğretmenleri ile bir gece hazırlar. Cumhurbaşkanı İsmet İNÖNÜ’nün de hazır bulunduğu gece için iki oyun hazırlanmıştır. W. A, MOZART’ın Bastien und Bastienne operası ve G. PUCCINI’nin Madama Butterfly operası. Bu oyunlar Tatbikat Sahnesinin öneminin ve de gereğinin anlaşılmasında büyük rol oynamışlardır.
Not: Bu küçük bilgiyi Prof.Yalçın Davran’ ın yazılarından toparlamaya çalıştım. Konservatuvarın kuruluş yıllarıyla ilgili daha detaylı bilgi için bakabilirsiniz; "Cumhuriyetten Günümüze Türk Operasının Dünü, Bugünü ve Geleceği" Prof.Yalçın Davran
|
|
|
 |
 |
|
İlk mektep. İzmit, Yeni Turan ilkokulu. Babam sağda arkada. Resmin üzerine ‘Küçüklüğüm’ diye yazmış. Cumhuriyetimizin ilk yılları.
|
|
 |
 |
|
Eski İzmit. (Mübadele öncesi)
|
 |
 |
|
‘İstanbul, geldiğimiz zaman yaralı insanlarla dolup taşıyordu.Yolda gördüğümüz, askerimiz... Çoğu Rumeli’ nden gelme. Gelmiş oranın gençleri, Anadolu Savaşı’ na katılmış. Savaş bittiği için de ailelerine dönüyorlar. Toplanmışlar İstanbul’ da... Üstleri perişan. Üniformaları dahi yok. Üstleri asker, altları sivil; karışık. Bunlardan bir tanesi kapımızı çaldı oteldeyken. Şaşırdım kaldım. Kapıyı çalan, eniştem. Teyzemin kocası. Onlar bizden önce gelmişlerdi Türkiye’ ye. İzmit’ e yerleşmişler. Bir ümit aldı bizi. Böylece Kemerburgaz’ dan vazgeçtik, geldik İzmit’ e.’ Tiyatroda Yaşam Anılar. Mahir Canova. Turgut A. Akter
|
|
|
 |
 |
|
‘ İsterseniz size birazcık babamdan bahsedeyim şimdi. Babam hayatında hiç bir zaman devletten bir kuruş almadı, memuriyet yapmadı. Kendi kazancını kendi temin etti, çalıştı. Bir kere çok açık fikirliydi. Şuradan çıkarıyorum, bana belki etkisi oldu bu mesleği seçmemde. Dolaylı olarak. Çünkü, küçükken, bana filmler anlatırdı. Yunanca, Fransızca, İngilizce’ yi anlatırdı. Hatta ben küçükken, Türkiye’ ye geldiğimizde, elime bir kitap sıkıştırdı, Fransızca!.. Kendi kendime öğrenmem, çalışmam için. Varidatı olduğu için çok dolaşmış, gençliği çok renkli geçmiş bir insandı. Babamın çok güzel bir tutumu vardı; hatırlıyorum, hiç bir şeye karşı gelmezdi. Olayları takip ederdi. İzlerdi yani. Hatta öyle ki, Türkiye’ ye geldiğimizde, babamın 100 - 200 lirası varmış, onu sermaye olarak kullanarak dükkan açtı. Beni de dükkanda çalıştırdı. Biliyor musunuz, bazan yere para atardı. Neden attığını bilmiyordum, sonradan anlıyorum. “Baba para düşürmüşsün!” diye verirdim yerden aldığım parayı. Meğerse beni deniyormuş.’ M.Canova
Mahir Canova. Tiyatroda Yaşam:Anılar. Turgut A. Akter / DT Vakfı Yayınları.
|
|
 |
 |
|
İlk konsrvatuvar öğrencileri, Prof. Carl Ebert’ le sevgili okulumuzun avlusunda. En önde oturan genç öğrenci; değerli hocamız, yönetmen, aktör, rahmetli Asuman Korad (1924 - 1994)
|
 |
 |
|
1940 yılı.. Carl Ebert Ankara’ da karşılanışı.Yanında Muhsin Ertuğrul, Handan Ertuğrul, Mahir Canova. En arkada en uzun boylu olan Şeref Gürsoy.. Ebert’ in arkasında Haldun Marlalı.. Önde, ortada oturan Tekin Akmansoy..
(Bu resmi de diğer çoğu gibi, avuç içi büyüklüğünde bir fotoğraftan taradım. Öbür kişilerin kim olduğunu çıkartabilenler bana da bildiri sevinirim.)
|
 |
 |
|
* Asuman Korad. Tiyatroda Yaşam:Anılar. Turgut A. Akter / DT Vakfı Yayınları.
* Mahir Canova. Tiyatroda Yaşam:Anılar. Turgut A. Akter / DT Vakfı Yayınları.
Not. Bu kitaplar , Sn.Akter tarafından, bin bir güçlükle bastırılabilmişti. Kalmış mıdır, bilemiyorum.
|
|