Tiyatro

 


Kim bilir kaç yıl oldu..
İlişkimizin ilk günleriydi.
SoÄŸuktu ev.
İçimse, sıcak mı sıcak...
Ateşli bir sevişme sonrasıydı. O yatakta, ben tuvaletten dönmüştüm.
‘Dondum be’ diye söylenmiştim yatağa girerken.
Eski sevgilim çıplak ve titreyen bedenime bakmış,
‘İlk defa üşüdüğünü söyleyen bir erkeğe rastlıyorum.’ demişti.
Sevinmiş miydim duyduklarıma?..
İlkin, bir istatistik yapılacak olursa, üşüyen taraf olarak acaba yüzde kaçı temsil ettiğimi düşünmüş, kıskanmıştım sevgilimi, üşümeyen erkek topluluğundan. Sonra da gurur duymuştum kendimle, kaç kişi olurlarsa olsunlar, ötekilerden farklı olduğum için.
O gün bu gün, tüm sevişme sonraları tatlı bir ürperme kaplar içimi.. ve üşüdüğümü söylerim ona.. her kimse o.. yaz gecelerinde bile.

Ve de üşürüm gerçekten.

civan

                    

Bunları atamam işte

ÇocukluÄŸumuzdan beri bizlere, ‘eÄŸer duygularımızı ÅŸiir formlarına sokmazsak aktaramayız’, düşüncesi empoze edildi. Geçenlerde bir malul kardeÅŸimizi izledim televizyonda. Başından geçenleri ve yüreÄŸindeki vatan sevgisini anlatan  ÅŸiirini okuyordu. Belli ki çok ÅŸiddetli bir duygu seli içersindeydi. Ben de öyle oldum izlerken. Ama hissettiklerini parmak hesabına sığdırmaya çalışmış, - üzülerek yazıyorum - maalesef baÅŸarılı olamamıştı. KeÅŸke sadece haykırsaydı içinden geçenleri. Evrenin büyüsü ve ÅŸiiri de matematiÄŸinde gizli. Ama evren hesap yapmıyor. (Ya da biz öyle sanıyoruz ;)) Mamafih hepimiz deniyoruz bunu. Çok da olaÄŸan bence. Çok masumane, naif ve saf bir dürtü. Duygu dünyamız biraz olsun dalgalandı mı, hemen sarılıveriyoruz kaleme, kağıda. Kafiye, vezin hesaplarıyla, allak bullak ediyoruz o müthiÅŸ dünyayı. Ben resim yapmasını bilmiyorum. El yordamıyla tuval boyuyorum sadece. O da vakit geçirmek için. Güzel bir ÅŸey arada hecelerle, boyalarla, notalarla haşır neÅŸir olmak. Hepsi o kadar. Åžair olmak için ÅŸair gibi yaÅŸamak, hayatı ÅŸiir gibi algılamak lazım galiba. Ressam olmak için de öyle.. Yukarki cümleler ÅŸiir sanılmasın diye yarım yamalak verdim. Resimleri de... Sırf o zamanki dünyamı anlatmak için. Yoksam.. ööle.. her tarakta bezim falan yok ha :)

(Laf aramızda, gene de beynimin bi yerlerinde, beÄŸenilme dürtüsü,  göz ucuyla tepkilerinizi izliyor olabilir.. aman paye vereyim demeyin sakın. İnsanoÄŸlu tuhaftır, iki destek gördü mü kendini ‘bilirkiÅŸi’ sanır. : )

Ama sadece bana karşı yapmayın bunu. Çevremizdekilerin de  bilgili kiÅŸi mi, yoksa ‘bilirkiÅŸi’  mi olduÄŸunu iyi ölçmeliyiz ; ) Etraf uzman kaynıyor. ve de öncelikle kendimizi tabi tutmalıyız bu sınava.   ; )

 

                         Kalabilmek

Asmak için duvarlara varak çerçeveli, en afilli resimlerini

Bir elde Ã§ivi, öbüründe çekiç...

Bilirler aslında betona değil de hayata çakmak istediklerini

İsimlerini.

                                      cc

[civan canova]
[
index]
[
Özgeçmiş]
[
Oynadıklarım]
[
Oynanan Oyunlarım]
[
OGUZ ATAY ODULU]
[
MAHİR CANOVA]
[
Annem]
[
kardeslerim]
[
Albüm]
[
Benim Sakladıklarım]
[
Tuna'nin Korsanlari]
[Sacmalamalar]
[
Belirsiz Bir Gun]
[
Bir Yılbaşı]
[
ÇITIRKIZ]
[
Kofte Yurek]
[
Kofte Yurek]
[
Kofte Yurek]
[
Köfte]
[
Haiku Özentisi]
[
Özel Bir Gün]
[
Kısacık Bi Oyun]
[
Yitirdiklerim]
[
Son sayfa]