|
- Başta anam ve babam olmak üzere, bu sitede adı geçen herkese teşekkür ediyorum. Varlığımı, iyi kötü, onlara borçluyum.
- Annem ve babam olmasaydı, bu yazıyı okuyamazdınız. Ne mi kaybederdiniz? Hiç. Ama ben her şeyimi, henüz başlama fırsatı bile bulamadan, kaybetmiş olurdum. Kime ne? Olsun, benim için çok önemli. Yer almamış olurdum bu ışık cümbüşünün içersinde. Yazık değil mi bana?
- Demek ki en büyük minnet borcu tanrıdan sonra anneme ve babama..
- Ablam, kardeşlerim, yeğenlerim, kuzenlerim, Kartal abim, arkadaşlarım olmasaydı eğer.. şu halimden daha eksik kalırdım. Yitirdiklerim sayfasındaki kişileri tanımamış olsaydım, gene öyle, eksik kalırdım. Bana, ‘ne olmam’ ve ‘nasıl olmam’ gerektiğini öğretenler, ya da öğretmek isteyenler, ya da istemeden öğretenler, eksik ve de yanlış anladıklarım; kısacası, bana bir nebze de olsa, isteyerek ya da istemeyerek emek verenler.. hayat öğretmenlerim olmasaydı kısacası.. farklı bir kişi olurdum. Ve ben, şu an, farklı bir insan olmak istemiyorum. Hatta sorsalar, ‘Nasıl olmak isterdin?’ diye, ‘İşte böyle’ derdim.
- Ben hoşnutum halimden. Çünkü başka bir ‘hal’ bilmiyor ve de özlemiyorum. Kabullenmişlik değil bu. Okumakta olduğunuz bi romanı sevme hali. Atmosferi, karakterleri, her şeyiyle benimseme hali.. Hani bitsin istemezsiniz roman. Hatta bitirdikten sonra bir daha okumak isteyeceğinizi düşünürsünüz.. Bir savaş romanı da olabilir bu. Ve siz, o sevdiğiniz kişileri, o savaşın içersinde tanımış ve sevmişsinizdir belki.. Ya da sevmemişsinizdir. Ama savaşı ya da türlü çeşit acıyı kitaptan çıkartacak olsanız, tat vermeyebilir eskisi gibi..
- Hem içinde olmak, hem de okumak... Hoş bi duygu. Sadece insana has bir özellik.. ama avantaj mı, yoksa makus talih mi bilemem :)
- Hiç görmediğim Filiz teyzem bile.. Hatta başka bir asırda, Selanik ya da Kavala’ da, büyük büyük dedemin ensesine şaplak atan bir hoca efendi bile; gelecekte, farklı bir dünyada yaşayacak olan bir insanın oluşumuna katkıda bulunacaklarını bilemezlerdi elbet.
- Hiç birimiz kendiliğimizden, zembille inmediğimize göre, önem sırasına göre bütün varlıklara teşekkür etmek gerekiyor galiba.. amaan bu da uzun iş. Bence önem sırasının ilk isimleri yukarıda belirtildi zaten..
- Her biriniz; gerek genleriniz, gerekse hayata dair öğretilerinizle, beni bana armağan ettiniz.
- Mümkün olduğunca, olağan maskelerimizden bazılarını çıkarmaya çalıştım. Belki hepimizin yaptığı kadar, belki biraz daha az, belki de biraz daha fazla... Çıkaramadıklarım; savunma mekanızmamın kemikleşmiş tabakalarıdır.
- Sonsuz sevgi ve saygılarımla..
- civan 3.Kasım.2005
|